24/8/2009

SEBEBİMSİN

 

    SEBEBİMSİN

 

gözlerin sebebin olacak

sözlerin ecelim

katliam bu

yakıp yıktın giderken

ne var ne yoksa

her şeyi…

oysa sevgiden bir kuleydi

beraberce diktiğimiz

emek vermiştik

sevgi en büyük katığımızdı

yoksul çaresizliğimizde

ellerin sebebim olacak

saçların ecelim

katliam bu

kal diyemem can…

sen böyle giderken

durduramam

çünkü

varlığında yokluğun öldürüyor

her şeyi…

 

                         Ayla EKŞİ

 

 

30/6/2009

Yüreğinde Alem

Mevsimler geçer yüreğinden;ya üşürsün yalnızlığın en kuytu yerinde,ya alev alev yanarsın en kalabalık yalnızlıklarda.Dünya dönerken kendi ekseninde sen nelerden döndün düşündün mü!Kimdir bizi bize getiren,nerde doğdu o güneş içimize,gece ışıklarını nerde saldı yıldızlarla üzerimize…Tarih kaç kez tanıklık etti böyle büyük buluşmalara,sesimiz çığlık çığlığa yankılanırken semalarda,kaç kişi duyabildi sesimizi ya da biz kaç kişiye duyurabildik o deli isyanları…İyilik melekleri dururken baş ucumuzda biz kaç kötülüğe imza attık.Kaç günah bizden davacı olur, biz savunmaya çalışırken kendimizi.Vahşi bir hayvan oldu insanoğlu bencil duygularıyla başa çıkamayıp kirlettiğinde en saf değerleri.Sonra suçlu aradı,hiç aynada kendini görmezmiş gibi…Herkes elinde ki degneği karşısındakine vurmaya  çalışırken,kimse düşünmedi nereye değdiğini,kimin canını yaktığını.Bencilleşti insanoğlu oysa ne güzeldi’’herkesi kendini sever gibi sevmek’’sevgiyi yaşamak ve yaşatmak her gönülde,coşmak deli sular gibi akabilmek her gönüle hesapsız,çıkarsız…Elini uzatırken birine sadece Yaradan’ın rızasını düşünerek uzatmak;göz yaşlarını tebessüme çevirebilmek,umutsuzluğun koynunda  param parça ettiği hayallerine bir omuz vererek ayağa kaldırabilmek.İşte en büyük zenginlik ,en büyük varlık,en büyük servet buydu,küçük bir tebessümle başlayıp bir çığa dönüşen o yüreği görebilmek.Neyin ebedi olduğunu düşün!nelere yatırım yaptığını,en çok nelere mutlu olduğunu ve en çok nelerin seni üzdüğünü,affettiklerini ve af dilemen gerekenleri düşün…Sonra bir aynanın karşısına geç!bak kendine,kendinle konuş çünkü bir kendini aldatamazsın!herkesi her şeye inandırabilirsin ama kendine yalan söyleyemezsin,Kendinden saklanmaya kalkma o an söbelenirsin.Sevginin,doğruluğun, dürüstlüğün ve vefanın o sihirli gücünü yüreğinde hissettiğin an bil ki tüm bir Alem’i de içinde hissedeceksin.İyiye güzele dair ne varsa…

 

                                                                          Ayla  EKŞİ      

25/6/2009

Ömrüm Hasretti Sana

        Ömrüm kaç asır hasretti sana,sen neredeydin! bilmeden hep seni bekledi bu ömür.Vuslat hayaldi bir gün gerçek olacak ümidiyle beslenen…Sen Aslı’nın Kerem’i,sen Leyla’nın Mecnun’u,sen sevdasını yüreğinde yeşertip onu soldurmamak için çölleri aşacak kadar,dağları delecek kadar sevgisi yüce olan sevgili! Sendedir benim gördüğüm,sendedir benim tüm bildiğim,canım canındadır bil.Mahşer yeridir bende gözlerinin olmadığı her yer,sesini duymadığım her an…Tenim cansız cesettir sensiz bu canda.Gözlerin büyülü bir ışıktır karanlıklarımı aydınlatan,sözlerin şifa gibidir her derdime deva olan,varlığın içimde cennetimdir bin huzurla dolduğum…  
   
Canıma can katan sevgili! Bir gün gidecek olursan bu gönül diyarımdan,ardından sadece dualarım gelecek bil.’’Neylerse mevlam güzel eyler’’sözünde kalacak her şey…Yosun yeşili gözlerinde kalmasın bir zerre gözyaşı sil! sözlerinde sitemler yaşamasın.Bende en sevdiğin yanım gülücüklerim kalsın.Gözlerimin karasını ayır gözlerinin yeşilinden,kalan sadece asi ve mavi bir yalnızlık olsun.Sevmeleri bitirme yüreğinde her hücren sevgiyle dolu biliyorsun.’’Umut var olmaktır’’demiştim unutma.Her daim umut dolu olacaksın.Dallarını eğmeyeceksin hiçbir şeyin önünde;yağmurlar,rüzgarlar ne dolu ne fırtına dokunamayacak sana.Bir çınar gibi duracaksın dimdik umarsızca hayatın önünde...
       Sen bir gün kapımı ansızın çalan sevgili! İyi ki geldin gönül yurduma,iyi ki bu ömrüm seni ağırladı.iyi ki sen biran hoyratlığıma aldırmadan,arsız bir çocuk gibi durdun penceremin önünde…Gülen gözlerinde gördüm güneşi,sıcaklığın yayıldı biran da evimin her bir yanına.Adın şimdi bende sevginin diğer adı.Sen bende bir ömür ölmeyecek olansın…

                                                   Ayla EKŞİ  

 

2/6/2009

ZAMAN VE BİZ

                                       ZAMAN VE BİZ

                                                                                           

       Okulun son haftalarını yaşıyoruz garip bir yorgunlukla birlikte tatile çıkabilecek olmanın sevincini yaşamaya başladık.Yaşam her daim devam eder misali zaman bir su gibi akıp gidiyor…Her anımız öyle değerli öyle eşsiz ki tek yapmamız gereken bu gerçeği görüp en güzel şekilde yaşayabilmek.Acılarımız,yalnızlıklarımız bazen başlayış bazen bitişlerimiz hep bir yaşam kavgasının içerisinde ki boğuşlarımız…Onlar olmasa daha mı güzel olurdu hayat diye düşünüyoruz;inanın daha güzel olmaz sadece daha çekilmez daha sıkıcı ve anlamsız olurdu her şey.Yoğun bakım ünitesine bağlı bir hastayı düşünün;kalp elektrosunda ki çizgi göstergeleri zigzag şeklinde bir çizgiyi çiziyorsa o hasta yaşıyordur eğer düz bir çizgi çizmeye başladıysa  artık o hastanın tüm hayati fonksiyonları bitmiş o hasta ölmüştür.Bizler her şeye rağmen hala o inişleri çıkışları yaşıyorsak sevinmeliyiz çünkü gerçekten yaşıyoruz…

    Hep mutlu zamanları yaşamak gerçekten hayatı iyi yaşıyor olduğumuz anlamına gelmiyor,bunu bilmeli hayatı her daim bu çerçeve içinde değerlendirmeliyiz.Sevgi hayatımızda ki en büyük olgu ama değer gördüğü ve değerinin bilindiği yerde.İşte bu bağlamda değer verdiğimiz insanlara sunduğumuz sevgilerimiz hak ettiği değeri bulmaz ya da biz o şansızlığı yüreğimizde hissettiğimizde yaşama küstüğümüz zamanlar oluyor.Oysa şunu asla unutmamalıyız kişi önce kendine hakkettiği değeri vermeli o değere layık olmayan herkesi her şeyi kapsamı alanından çıkarmalıdır.’’Sevme seni sevmeyeni Mısır’da Sultan olsa,sev seni seveni dağda çoban olsa’’ misali.Bu onun kendi hayatına sunduğu en büyük armağan ve kişiliğine yaptığı en büyük iyiliktir.İnsanda üç önemli kavramdır sağlık,başarı ve mutluluk.İnsan başarma ve üretme duygusuyla beslenen  bir varlıktır.Başarı duygusunu en üst düzeyde yaşayıp ürettiğimiz müddetçe içimizde ki huzur duygusunun devamiyetini sağlamış oluruz.Ya bi de bu duygu sekteye uğrar,kişi o öz güven duygusunu bir an kaybedecek olursa sizce o zaman ne olur! İşte bu noktada yapmamız gereken başarı ve başarısızlık duygularının yan yana dolaşan iki arkadaş olduklarını düşünüp bunu olumlu hale dönüştürebilmektir.Yaşanan bir başarısızlığın ardından asla ümitsizliğe düşmeden sil baştan başlamalıyız.Ama bu sefer daha güçlü ve daha inançlı olarak…Var olan tek gerçek var ki ‘’hayat kaç kez düşüp düşmediğimizle değil,ayağa kalkıp kalkmadığımızla ilgilenir.’’Güneş her sabah yeniden doğmakta ve yaşam tüm hızıyla devam etmektedir.Bir yaşam mücadelesinde bir yarışın içerisindeysek bayrağı elden bırakmadan en güzeliyle yaşamalı başımız dik o bitiş noktasına varmalıyız.

Her daim sağlıklı,huzurlu,başarılı ve mutlu olmanız ümidiyle….

                                                                                                                   

12/4/2009

MUTLULUĞUN SIRRI

                    MUTLULUĞUN SIRRI
Bazen sabahlar bir başkadır,bir başka güzel vurur pencerene güneş…Gönülde hazan mevsimi bitmiştir artık.Bir zamanlar sararmaya yüz tutmuş umutların yerini artık bir bir yeşermeye başlayan umutlar almıştır.Etrafa buram buram yayılan mutluluğun,neşenin,huzurun kokusudur.Bu kokuyu sadece kişinin kendisi değil,etrafındaki herkes duymaya hissetmeye başlar.Bir başkadır mutluluğun resmi!Kim bilir kaç kişi yapmıştır mutluluğun tanımını;mutluluk nedir,nerde saklıdır,nasıl bulunur ve nasıl kaybedilir…
Bana sorarsanız mutluluk kişinin özünde,elini göğsünün üstüne koyduğu yerde saklı.Önce düşüncede başlayan hafif bir rüzgar sonra öze indikçe çoğalan,davranışlarında bir poyraz,sözlerde fırtına hele bir de bütünleşirse tüm bir bedende işte o zaman ne var ne yoksa ona yakın hortum misali, alır götürür sarar sarmalar atar onu ta sevginin bağrına…
Sevgi nedir;sevgi yaşatandır,nefes alıp verdirendir,sevgi emektir,harekettir,devamiyettir.Sevginin olmadığı var olupta hissedilemediği,yaşanılmadığı her mekan her yürek eksiktir.Sevgi öyle bir aynadır ki ona baktıkça güzelleşir insan,onunla ekilen her tohum fidan olur,ağaç olur.Onunla başlanan her iş muvaffakiyettir,onunla söylenen her söz yürekte çorak bir toprağa serpilen su gibi can verir,hayat verir.
Kişi kendinde olanı görür,kendinde olanı verebilir.Mutluluğun miktarı hiçbir yerde değişmez.’’Var olanı sevmekten başkası yalan…’’Görmediğimiz dağların arkasında neler gizli acaba!herkesin bir dağı var;unutmayalım ki aynı yerden,aynı anda,aynı şeylere bakıyor olsak da aynı şeyleri görme imkanımız olmaz.Çünkü herkes kendinde olanla algılar,kendinde olanla değerlendirir.Yüreklerimizdeki dağlar ne kadar yüksek,ne kadar uzak olursa olsun onları bize yakınlaştıran,yamaçlarında bir vuslat huzuruyla gezdiren sadece tüm tabiatın nedeni,insanın özü olan Sevgi’dir.
Şunu asla unutmayalım’’Mutlu olmak istiyorsak, sahip olamadıklarımızı değil,olduklarımızı düşünelim.’’


Ayla EKŞİ

4/4/2009

Geceyi Sana Yazdım...

                 Geceyi Sana Yazdım...

04 Nisan 2009 Cumartesi, 09:58 |


Garip bir hazandır ömür dediğimiz şey.Bazen baharları yükler omzuna getirir hiç ummadığın bir anda,bazen kış ayazlarını sürükler ardında.Ne yürekler taşınır gönül yurduna,kimi alır gider senden ne var ne yoksa her şeyini sorgusuz sualsiz…
Kimiyse bir ömür sende kalmak ister,sen bir an önce gitmesini beklerken.
Kayıp zamanlardır sol yanında hep ağrıyan.Yenik bir asker gibi başın yerde ama mağrur…
Esmer bir yalnızlıktır sevgiliden geriye kalan.Hep gözleridir gözlerine bakan,kimi duysan odur,o olmayınca tadı yoktur ne ekmeğin ne suyun,
gelse sanki bitecektir karanlıklar geceye inat…
Bu gönül yükü ağır gelir bu bedene,gitmek çare midir?Tek başına yaşanan bu yetim bu öksüz sevdalara…Ne zaman gitmeler başlasa yardan yine dönüş onadır,
canadır,candan öte bilinen cananadır…
Vuslat hayal midir?
Ey Can ! Ömrümün varı,ömrümden çalan mıdır,geceden daha kara gözleri sinemi yakan mıdır?
Ölüm ne zaman gelir bilinmez ama yar gelmeden bir kez daha yüzünü görmeden,sinemden el çekmeden bitmesin…
Yar yar!Gözümün nuru...
Geceyi sana yazdım sızımı sana,tutundum gülen yüzüne,sesine tutundum.
Çaktım ateşi sesine ateşi tenimle,
Ay aydınlık sana yandım,gülen yüzüne yandım
Yanarım sana…


Ayla EKŞİ

2009-Ocak

18/12/2007

YAŞAMAK GÖKKUŞAĞI MİSALİ...

                                               YAŞAMAK GÖKKUŞAĞI MİSALİ...

 

   Yaşamak sadece nefes alıp vermek midir,Ya da aldığın her bir nefesi iliklerine kadar hissetmek midir?Öyleyse kaçımız gerçekten yaşıyoruz...Yaşamak ve uğruna savaşmak için nedenlerimiz olmalı diye düşünüyoruz çoğu zaman...

         Peki uğruna savaşabilecek nelere sahibiz,elimizdekilerin değerini ne kadar biliyor onlara ne kadar sahip çıkıyoruz...Yaşam sevgiyle bir dala tutunabilmektir.Biz ne kadar sevmeyi biliyoruz ya da sevmeler bizde ne kadar...

         Şu kısacık ömrümüzde mutlulukları,acıları,gözyaşını ve tebessümü hepsini iç içe yaşıyoruz.Bazen insanların gözbebeklerinde yok oluyor bazen uğruna değmeyecek yüreklere borçlanıyoruz.Düşünsenize kaç karşılıksız aşk senetlerine imza attık.Kaç kere yansıdık kaç kere yanıldık ama ne olursa olsun yılmadı yüreklerimiz; yaşamak ve sevmek cesaretti biraz da...Bir düşünür ne diyordu ''Malını kaybeden bir şeyini kaybetmiştir,Onurunu kaybeden bir çok şeyini kaybetmiştir,Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir.''Her şeyinizi kaybetmek mi istiyorsunuz? Haydi şimdi şöyle bir silkinin! Sevgiyi,cesareti ve umudu yükleyerek sırtınıza yüreğinizin sizi götürdüğü yere gidin...

        Umudu ayırmayın sevgiden ''UMUDUN BİTTİĞİ YERDE BİTER İNSAN'' Unutmayın dört mevsimden biri mutlak bahar,her gecenin bittiği yerde hüküm sürer sabah.Bazen kışlar uzun sürer yürek yorulur, beden bitap düşer ama yüreğe serpilmişse umudun tohumları en umulmadık anda filizlenir gözyaşlarının bile arasında...

        Dizlerinin üstüne düştüğünde insanın canı acımaz mı? acırda ağlayamazsın,kanarda durduramazsın, bakarsın öylece acıyan yaralarına.Kabuk bağlasın diye görmezden gelirsin hissederken her an deli acısını;kabullenirsin,bilirsin her şeye en iyi ilaçtır zaman...

        Yaşam belki de sadece bu andan ibaret kalacak.Bilki aynı anın bir tekrarı olmayacak ya da başka bir anın içinde biz olmayacağız.Yani son yangının küllerini de savurup gideceğiz...

        O zaman şimdi son bir kez daha düşünün! Bu sefer tüm çıplaklığıyla yaşamı ve yaşanılanları;Yaşayın yaşamaya değer tek bir anı ertelemeden.Gidecekseniz şimdi gidin daha fazla bir yerleri kırıp dökmeden...Hala sevilmeye layık birileri varsa hayatınızda sevin,sözlerinizle besleyin sevginizi.Tel örgüler arkasında saklamadan sevdanızı,arındırın gururdan,kinden,nefretten ne varsa içinizi... Bir meydan muharebesi değil ki bu; kazanan da siz olacaksınız kaybeden de yani her durumda yine ok da sizsiniz yay da...

 

                                                                                                                              Ayla EKŞİ

 

 

 

 

                                                                                                                          

 

 

17/12/2007

Sevgiye Dair Ne Varsa...

Bir Sevmelik Canım Kaldı

merhaba,
sıcak bir merhaba önce
geciktim
uzak yollardan geldim
bavulumda kanayan aşk yaraları
yol yorgunuyum da üstelik
kendime gelmeye çalışıyordum
bilmeden sana geldim

seni biryerlerden ısırıyor gözlerim
bu aşinalığı ruhlarımızın
miras kalmış olabilirmi
ruhlar alemindeki sevişmelerden
ellerini yadırgamadı ellerim
gözlerim kalbine değmiş sanki
biryerlerde
ellerimle koymuş gibi buldum
sıcaklığını teninin

yakınlık dediysem
çözme hemen bağcıklarını yüreğinin
oturup içelim önce
birbirimizi
bir kahve fincanında
önce bir yere yerleşmeliyim
dedim ya
yol yorgunuyum
yaralarımda bavul kanamaları

şimdi açılalım birbirimize
yüzme biliyorsan
boğulmasın biri diğerinde
kaç kulaç attığımızı hesaplamadan
bırakalım kendimizi aşk denizine

ne terazi, ne metre yaramaz burda işine
bana kaç adım geldiğini saymadan
gözlerini kapatıp yürüyeceksin
yüreğine yatırım yapacaksan
beni değil, kalbine kuleler dikeceksin

çünkü aşka hesap işlemez
bir bedene iki can sığdırma çabası bu
ben karlar aldındayken sen üşüyeceksin
bir dikene bastığında benden ah işiteceksin
köklerim sende filizlenecek
ben yanacağım, sen tüteceksin

ne diyordun
kuyumcu terazisi,
metre,
üç adım

diyorum ki,
iki okyanus gibi yürüsek birbirimize
karışsak sonra
hesapsız, kitapsız
matematige dökmeden işi
bir savaşma değil bu nihayetinde
bir sevişme
belkide bir nebze ruhları değişme
kazananı kaybedeni yok
yeneni yenileni
bir bir berabere kalacağız sonuçta
yorma kendini
çıkacak çivisi aşkın daha çakılmadan

kuyumcu terazisi,
metre,
beş adım,
diyorsun

diyorum ki,
mantığınla sevme beni
ölçülmez aşkın boyu eni,
hele kantara hiç vurma
kasap gibi
hiçbir çengele gelemem ben
kelepçelerini çöz sevmelerinin
bir eskiciye sat terazini

kuyumcu terazisi,
metre,
on adım
diyorsun


sen trende seyahatten yanasın
güzergah ve durakları belli
oysa bir deli tay koşar içimde
dörnala
tutuşmuşsam ellerine sevgilinin
her yanım yangın yeri
cehennemine ateş olurum
cennetine mavi bir deniz
uğraşma, anlayamazsın hislerimi
bir sevmelik canım kalmış zaten
bırak, harcama beni



Mesut
Yekta
 
 
 
Ey Can sende canan mıyım? Göğün karardığında sende bir lahza yanar mıyım !
Bu kısa hayat yolculuğunda Sevgiyi,Saygıyı,Vefayı ve Saadakatı kendine azık edinen tüm yüreklere bu şiiri armağan ediyorum.
 
 
 
 
 
<****** language=JavaScript type=text/**********>

7/11/2007

Yağmur yağarken

Yağmur yağarken

5/11/2007

 

    Yağmur yağıyor boşaltırcasına içindeki her şeyi...Yağmur mu olmalı ne diye geçti içimden bir an,ne var ne yok döksek içimizdeki her şeyi ne kalırdı geriye...

    Ne acılar yaşandı bu yürekte,ne sevinçler çığlık çığlığa yankılandı.Her yaşanan başka bir iz bıraktı arsızca çekip giderken ardında...

    En güzeli bitirmeli galiba uğruna değmeyecek her şeyi...

    En güzeli gitmeli buralardan ve gidebilmeli bırakıp gidenleri...

    Yeni bir gün başlıyor bak ! yağmurun ardından çıkan gökkuşağı misali...Kaç renge sahibiz hiç farkettiniz mi? Bırakın buğün siyahı bir kenara,beyazları,pembeleri,mavileri alalım.

    Haydi öyle bir yaşayalım ki hayatı siyahıda alalım bu sefer ama beyazıda yanına koyarak....

    Ve nefes alalım son nefesimizmiş gibi taa içimizin derinliklerine çekerek,,,

                                         İşte hayat

                                         İşte siyah

                                         İşte beyaz

                                         İşte biz buyuz bu yaşamak.

                                                                              

                                                                                                       Ayla EKŞİ